Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
  • ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 2200 GÜN 6 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.. İlimyuvası Yönetim İletişim ilimyuvasi.com@gmail.com

Enerjinizi kullanmayı öğrenin

hanne

Uzman Çavuş
Beyin öyle bir güçtür ki

Kafadan geçen her düşüncenin bir talep olduğuna inanıyorum.

iyi şey ister güzel şeyler düşünürseniz cevabı aynen öyle gelir ,

Ama hep korku ve kuşkuyla yaşarsanız aynen bunları da çağırırsınız.

Trafik kazasından korkan insanlar hep kazaya uğrarlar. Eğer siz
korkuyla yola çıkar ve hep bunu beyninizde kurgulayıp etrafa negatif
enerji yayarsanız mutlaka şoföre kaza yaptırırsınız ama arabayı siz
kullanıyorsanı z ve böyle korkularınız varsa eğer sakın araba
kullanmayın .

Çocuğuna aşırı korumalı ana ve babalarının çocuklarına hep bir
şeyler
olur yani biri bir taş atsa bile gelir sizin çocuğunuzun kafasını
bulur o zaman siz şunu düşünürsünüz "onu kollayıp korumasam hep
başına
olumsuz şeyler geliyor.

Neden acaba ? Bu tıpkı (yumurtamı tavuktan çıkar, yoksa tavuk mu)'yu
andırmıyor mu?

Öyle mutsuz bir toplum olduk ki birbirimize günaydın diyemiyoruz, bir
araya geldiğimizde hep olumsuz olaylar konuşuyoruz, biri bize nasılsın
dese iyiyim demeye korkar olduk, işler nasıl deseler, derhal şikayet
etmeye ve her şeyin kötü ve daha da kötüye gittiğini söylüyoruz,
hastalıklarımızdan ve ölümlerden bahsediyoruz yani dostlarla da
sohbetin güzelliği , keyfi kalmadı.< /B>


Hep para olmadığından yakınıyoruz sanki bunu soran bizden para
isteyecekmiş gibi. Aynen devam edin, neyi YOK diyorsanız, onu YOK
etmeye devam edin, sürekli şikayet edip etrafa olumsuz ve zavallı
görünerek her şeyin
bereketini kaçırın, ayrıcada bu kadar mızırdanma sonunda dostlarınızı
da kaçırdığınızı fark edeceksiniz.


Sürekli param yok diyen insanlar paralarının bereketini öyle
kaçırırlar ki bir gün gelir birde bakarlar gerçekten paraları bitmiş
ama bu bitiş ani çıkan hesapta olmayan mecburi harcamalarda olabilir,
sağlığa harcanması gereken miktarlar da olabilir.

Hep hastayım diyen insanlar mutlaka hasta olurlar beyin şartlanmaya
görsün hangi hastalıktan korkup, çağırıyorsanız size onu getirir.

Yaratan zaten verilen nimetlere şükretmesini bilmeyen kullarından bu
nimetleri bir müddet sonra almaya başlar.
Çevrenize bakın örneklerni çok göreceksiniz.

Gelin bundan sonra Nasılsın diyenlere
ÇOK İYİYİM demekle işe başlayın.

Öyle bir top lum olduk ki karşımızdakini yargılamaktan sevmeye zaman
bulamıyoru z.

Oysa her yaşta sevgiye ihtiyacımız var.
Sevgi sunulmazsa sevgi değildir.
Neyi severseniz sevin ama içinizde yoğun sevgi duyguları olsun.
Birisine sevginizi söylediğinizde hareketlerle bunu pekiştirdiğinizde
ona öyle güzel bir enerji yollarsınız ki, onun mutluluğunun enerji
şeklinde size geri dönüşünden
aldığınız pozitifi başka hiçbir şeyde bulamazsınız.

Yeni bebeği olmuş bir anne eğer sıkıntıları varsa veya olumsuz bir
kişiliğe sahipse lütfen en olumlu olduğunda bebeğini kucağına alıp onu
çıplak tenine deydirsin.
Eğer bebeklerinizin huzurlu ve sağlıklı bir bebek olmasını
istiyorsanız onu sakin kavgasız gürültüsüz ve pozitif birortamda
büyütmeye çalışın, Kızgınken, sinirliyken kucağınıza almamaya
çalışın
ve ona sınırsız sevginizi gösterin.
Öpün koklayın ve bilin ki bu günler çok çabuk geçecek ve
bilin ki çok çabuk büyüyorlar.

Bazı anne ve babalar çocuklarını çok sevdikleri halde bunu ifade
edemez ve gösteremezler.

Neden ?

Ne zaman göstereceksiniz?
Allah (c.c.)'ın verdiği bu armağana sevgiyi en güzel şekilde göstermemiz
bir
şükür ve teşekkür değil mi ?

Beyin öyle bir güçtür ki ,

insan beyin gücünü kullanarak isterse kendini felç de edebilir,
öldürebilir de, kanserini de yenebilir.
Yeter ki beynini şartlandırabilsin.
Beynimizde yaklaşık 13 milyar civarında sinir hücresi
vardır. Her bir hücre yaklaşık 7.3 kilo voltluk enerji açığa çıkarır.
Pratikte mümkün değil ama teorikte beyindeki tüm sinir hücrelerinin
aynı anda enerjilerini saldığını varsayalım, yaklaşık 350 milyon kilo
voltluk bir enerji açığa çıkar ki bu da büyük bir metropolün tüm
elektrik ihtiyacını
karşılayacak güce sahiptir.
Size tıp kitaplarına girmiş bir olayı anlatmak istiyorum,

"Et taşımaya yarayan soğutuculu bir tren, temizlenmek için bir
istasyonda duruyor.
İşçiler vagonları temizlemeye başlıyorlar, işçinin biri bir vagonu
temizlerken diğer işçi o vagonu boş sanıp kapısını dışardan
kilitliyor.
Biraz sonra tren hareket ediyor, ve bir durak sonra et almak üzere bir
istasyonda duruyor.
Kapalı kalan işçinin vagon kapısı açıldığında işçinin
donarak öldüğü görülüyor.
Fakat bir bakıyorlar ki, vagonun ısısı normal ısıda yani dondurucuya
geçirilmemiş.
Ama kapalı kalan işçi bunu bilmediği, donarak öleceğini sandığı için
beyin aynen donmanın şartlarını hazırlayarak,
donmanın tüm belirtilerek göstererek vücudunu buna uyduruyor."

Yani beyninizi olumlu şeylere kanalize edin .
Bazı insanlar vardır, hep konuşurken daha yaşasam
1-2 sene daha yaşarım diye konuşup sık sık bunu
tekrar ederler ve kendilerine adeta bir ölüm zamanı belirlerler.
Ben bu laftan çok korkarım ,eğer bunu inanarak söylerlerse beyinlerini
öyle bir şartlarlar ki , öyle bir kurgularlar ki gerçekten dedikleri
zamanda ölürler.
Bu yüzden kaç yaşında olursanız olun hep bir hedefiniz ve hayalleriniz
olsun ki uzun yaşayabilesiniz.
İnsan hayal ettiği müddetçe yaşarmış.
Ne doğru bir laf değil mi?

Dün bitti. Dünün tekrarı yok aynı rüyalar gibi.
Yarın, hiç bilmiyoruz, iyi şeylerde olabilir kötü de .

Ama şu anımı biliyorum,ayağı m kırık bu yazıyı yazıyorum ama eşim
yanımda çocuklarım sağ ve ben bu yüzden dünyanın en mutlu insanıyım ve
yarınımı da bilmediğim için bu anımı en iyi, en keyifli ve en pozitif
şekilde
değerlendiririm.

Bilmediğim bir geleceği düşünerek de bu anımı zehir edemem.

Siz de böyle yapın ve hayatınızı birbirine karıştırmamak kaydıyla
3'e bölün.

Dün, bugün,yarın diye.

Biz ani stresleri çok severiz.

Çünki ani streste vücutta Adrenokortikotrop hormon (ACTH) artar ve
hafıza, algılama, enerji süper olur.

Yani bu hormon strese karşı vücudun bir sigortasıdır.

Ama siz bu stresi kısır döngüye çevirirseniz yani sürekli beyninizde
kurarsanız, hep bunu düşünürseniz, gelen olumlu şeylerin hepsi geri
gider.

Yani unutkanlıklar, enerji kayıpları, isteksizlikler, migren,
mide-bağırsak şikayetleri, uykusuzluklar, beyin tümörler, tansiyon
iniş-çıkışları, vücudun muhtelif yerlerinde uyuşmalar, mutsuzluk,
hatta depresyon ,kalple ilgili
şikayetler ve kansere zemin hazırlamış olursunuz.

Bunları k endinize niye reva göreceksi niz ki ?

Akıllı, kontrollü ve olumlu olmak yeterli.

Eğer büyük bir strese girdiyseniz kendinize hobiler bulun, yani
kafanızı dağıtın.

Başka işlere kanalize olun ki stres yaratan faktörün etkisi az alsın
veya sevdiğiniz, sizi mutlu eden şeylerle uğraşın.


*Prof. Yıldız Batırbaygil *
 
Üst Alt