Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
  • ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 2200 GÜN 6 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.. İlimyuvası Yönetim İletişim ilimyuvasi.com@gmail.com

Arama sonuçlarınız

  1. S

    Yasin Suresi

    Yasin Suresi Okuyan: Sheikh Mishary Rashed Alafasy 1. Kısım http://www.youtube.com/watch?v=imRy6R-bo1w 2.Kısım http://www.youtube.com/watch?v=mcyq5dGWVoM
  2. S

    1479 selamun kavlen mir rabbir rahim

    ---------------Okuma bitmiştir.---------------- kardeşlerimin ağzına sağlık. tekrar tekrar yardımcı olan kardeşlerimden Allah gani gani razı olsun.. zor zamanda dua edenimin olmasını bilmek inanılmaz derecede sevindirdi beni. Allah'a hamdü senalar olsun.... islam73 abim...
  3. S

    Akşemseddîn

    AKŞEMSEDDÎN; İstanbul'un mânevî fâtihi, büyük âlim, üstad, hekim ve velî. Asıl ismi Muhammed bin Hamzâ, lakabı Akşeyh'tir. Evliyânın büyüklerinden Şihâbüddîn Sühreverdî'nin neslindendir. Soyu, hazret-i Ebû Bekr-i Sıddîk'a ulaşır. Hacı Bayram-ı Velî'nin, ona; '"Beyaz (ak) bir insan olan...
  4. S

    Hasan sezâî

    HASAN SEZÂÎ; İslâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden. İsmiHasan bin Ali, mahlası Sezâî'dir. Tasavvufta Gülşenî yoluna mensûb idi. 1669 (H.1080) yılında Gördes'de doğdu. Şehrin bugünkü adı Korent olup, Yunanistan sınırları içinde kalmıştır. 1738 (H.1151) senesinde Edirne'de vefât...
  5. S

    Azîz mahmûd hüdâyî

    AZÎZ MAHMÛD HÜDÂYÎ; Anadolu'da yetişen büyük velîlerden. 1541 (H.948) yılında Şereflikoçhisar'da doğdu. Bursa'da Muhammed Üftâde hazretlerinden feyz aldı. 1598 (H.1007) de Üsküdar'da câmi ve dergâh yaptırdı. 1628 (H.1038)'de vefât etti. Kabri, İstanbul Üsküdar'da kendi dergâhı yanındaki...
  6. S

    Hayât bin kays el-harrânî

    HAYÂT BİN KAYS EL-HARRÂNÎ; Harrân'da yetişen evliyânın büyüklerinden, âriflerin ileri gelenlerinden. Nesebi; Hayât bin Kays bin Kahhâl bin Sultan el-Ensârî el-Harrânî'dir. Urfa'ya bağlı Harrân kazasında doğup yetiştiği için "Harrânî" nisbeti ve "Şeyh-ül-Kıdve" lakabı ile meşhûr oldu. Doğum...
  7. S

    Ya’kûb-i çerhî

    YA’KÛB-İ ÇERHÎ; Evliyânın büyüklerinden. İnsanların îtikâd, amel, ibâdet ve ahlâk husûsunda doğruyu öğrenip yapmalarını sağlayan ve Allahü teâlânın rızâsına kavuşturmak için rehberlik eden ve kendilerine “Silsile-i aliyye” denilen İslâm âlimlerinin on yedincisidir. İsmi, Ya’kûb bin Osman bin...
  8. S

    ömer bin zer

    ÖMER BİN ZER; Tebe-i tâbiîn devri velîlerinden. İsmi Ömer bin Zer, künyesi Ebû Zer'dir. Aslen Hemedanlıdır. kûfe'de yaşadı. Vefât târihi bilinmemektedir. Ömer bin Zer, Tâbiîn devri âlim ve velîlerinden Atâ, Mücâhid, Saîd bin Cübeyr, Tâvûs, İkrime, Ebü'z-Zübeyr, Nâfi', Şa'bî, babası Zer...
  9. S

    ömer bin abdülazîz

    ÖMER BİN ABDÜLAZÎZ; Tâbiînin büyüklerinden. Adâleti, insâfı ve güzel ahlâkı ile meşhur sekizinci Emevî halîfesi. Hazret-i Ömer’in oğlunun torunu. İsmi Ömer bin Abdülazîz, künyesi Ebû Hafs’tır. 679 (H.60) târihinde Medîne’de doğdu. 720 (H.101) târihinde kölesi tarafından zehirlenerek şehîd...
  10. S

    Nablüsî

    NABLÜSÎ; Meşhur Osmanlı âlimi ve kerâmetler sâhibi velî. İsmi, Abdülganî bin İsmâil bin Abdülganî en-Nablüsî ed-Dımeşkî'dir. 1640 (H.1050) senesinde Şam'da doğdu. 1731 (H.1143) senesinde Şam'da vefât etti. Kabri Şamda'dır. Abdülganî Nablüsî'nin annesi ona hâmile iken, babası İsmâil...
  11. S

    Muhammed ma'sûm fârûkî

    MUHAMMED MA'SÛM FÂRÛKÎ; Evliyânın meşhûrlarından, büyük İslâm âlimi. Hicrî ikinci bin yılının müceddidi İmâm-ıRabbânî hazretlerinin üçüncü oğludur. İnsanları Hakk'a dâvet eden, doğru yolu göstererek saâdete kavuşturan ve kendilerine; "Silsile-i aliyye" denilen büyük âlim ve velîlerin yirmi...
  12. S

    Muhammed bâkî-billah

    MUHAMMED BÂKÎ-BİLLAH; Evliyânın büyüklerinden. İnsanları Hakk'a dâvet eden, doğru yolu göstererek saâdete kavuşturan ve kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin yirmi ikincisidir. İkinci bin yılının müceddidi ve İslâm âlimlerinin gözbebeği olan İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i...
  13. S

    Muhammed bâbâ semmâsî

    MUHAMMED BÂBÂ SEMMÂSÎ; Hâce Ali Râmîtenî hazretlerinin yetiştirdiği büyük velîlerden. Kendilerine Silsile-i aliyye denilen büyük İslâm âlimlerinin on üçüncüsüdür. Râmîten ile Buhârâ arasında bulunan ve Râmîten'e iki kilometre, Buhârâ'ya ise altı kilometre uzaklıkta bulunan Semmâs köyünde...
  14. S

    Molla hüsrev

    MOLLA HÜSREV; Hanefî mezhebi fıkıh âlimi, üçüncü Osmanlı şeyhulislâmı ve velî. İsmi, Muhammed bin Feramuz (Feramerz)'dir. Sivas ile Tokat arasındaki Kargın köyünde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. Babası, bir Fransız subayı iken müslüman olmuştur. Kızını Osmanlı emîrlerinden Hüsrev...
  15. S

    Molla gürânî

    MOLLA GÜRÂNÎ; Osmanlı âlimlerinden ve büyük velî. Dördüncü Osmanlı şeyhulislâmı. İsmi, Ahmed bin İsmâil bin Osman Gürânî, lakabı Şerefüddîn, Şihâbüddîn ve Molla Gürânî'dir. Daha çok Molla Gürânî lakabıyla tanınıp, meşhûr oldu. 1410 (H.813) senesinde, Sûriye'nin Gürân kasabasına bağlı bir...
  16. S

    Molla fenârî

    MOLLA FENÂRÎ; Osmanlı Devletinin ilk şeyhülislâmı ve büyük velî. İsmi Muhammed olup, babasınınki Hamza'dır. Nisbeleri Rûmî ve Fenârî, lakabı Şemsüddîn'dir. 1350 (H.751) senesinde Fener köyünde doğdu. Bu köyde doğması veya babasının fenercilik sanatıyla meşgûliyetinden dolayı "Fenârî"...
  17. S

    Mevlânâ hâlid-i bağdâdî

    MEVLÂNÂ HÂLİD-İ BAĞDÂDÎ; On sekizinci yüzyılın sonu ve on dokuzuncu yüzyılın başında Irak ve Şam'da yetişmiş büyük velîlerden. İnsanlara hak yolu göstererek hakîki saâdete, kurtuluşa kavuşturan ve Silsile-i aliyye adı verilen âlimler ve velîler zincirinin yirmi dokuzuncusudur. Asrının...
  18. S

    Merkez efendi

    MERKEZ EFENDİ; Osmanlılar zamânında İstanbul'da yetişen büyük velîlerden. İsmi Mûsâ olup, Merkez Muslihuddîn lakabıyla meşhûr oldu.Denizli'nin Sarhanlı köyünde, 1463 (H.868) senesinde doğdu. 1551 (H.959) senesinde İstanbul'da vefât etti. Mûsâ Efendi, küçük yaşlarda ilim öğrenmeğe başladı...
  19. S

    Mehmed zâhid kotku

    MEHMED ZÂHİD KOTKU; Gümüşhânevî Dergâhı şeyhi Mustafa Feyzi Efendinin önde gelen talebelerinden. İsmi Mehmed Zâhid, soyismi Kotku'dur. Hoca Efendi lakabıyla da tanınmıştır. Babası İbrâhim Efendi, annesi Sâbire Hanımdır. 1897 (H.1315) senesinde Bursa'da doğdu. 1980 (H.1401) senesinde...
  20. S

    Ahmed yekdest cüryânî

    AHMED YEKDEST CÜRYÂNÎ; Evliyânın büyüklerinden. Doğum târihi bilinmemektedir. Muhammed Ma'sûm hazretlerinin yetiştirdiği yedi bin mürşid-i kâmilden biridir. 1707'de Mekke'de vefât etti. Ahmed Cüryânî ilk tahsîlini babası Halil Efendi ile mahallin âlimlerinden aldı. 1658 (H.1069) senesinde...
  21. S

    Mehmed emîn tokâdî;

    MEHMED EMÎN TOKÂDÎ; İstanbul evliyâsının büyüklerinden. İsmi Mehmed Emin bin Hasan bin Ömer Nakkâş Tokâdî, lakabı Cemâleddîn, künyesi Ebü'l-Emâne ve Ebû Mansûr'dur. Aziz Mahmûd Ermevî dervişlerinden bir zâtın oğludur. 1664 (H.1075) târihinde Tokat'ta doğdu. 1745 (H.1158) târihinde...
  22. S

    Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır

    Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, (d. 1878, Antalya – ö. 27 Mayıs 1942, İstanbul), Türkçe Kur'an tefsirlerinden birini telif etmiş din adamı, çevirmen ve hattat. Hayatı 1878'de Antalya'nın Elmalı kazasında doğdu. Ailesi aslen Burdurlu olup, babası Hoca Numan Efendi'dir. Numan Efendi daha...
  23. S

    Şeyh Şamil

    İmam Şamil, (1797 - Şubat 1871), Kuzey Kafkasya halklarının, Avar kökenli politik ve dini önderi. Kafkas Savaşı'nda Anti-Rus direnişin lideri ve Dağıstan'la Çeçenya'nın 3. imamı (1834-1859). Şeyh Şamil olarak da anılır.Osmanlı tarafından bölgede ki müslüman halkı örgütlemek ve Rusya ya karşı...
  24. S

    Ali Kuşçu

    Ali Kuşçu asıl adı Ali Bin Muhammed (d. 1403, Semerkant - ö. 16 Aralık 1474, İstanbul), Türk.[1] gökbilimci, matematikçi ve dilbilimci. Gökbilimci ve kelam alimi olan Ali Kuşçu, 15. yüzyıl'da Semerkant'ta doğdu. Babası Muhammed, Timur İmparatorluğu Sultanı ve astronomu Uluğ Bey'in kuşçusu...
  25. S

    Ahmet Yesevi

    Türkistan'da yetişen büyük velîlerden. İsmi, Ahmet bin İbrâhim bin İlyâs Yesevî olup, Pîr-i Türkistan, Hazret-i Türkistan, Hazret-i Sultan, Hâce Ahmet, Kul Hâce Ahmet diye tanınır. Babası Hâce İbrâhim'in nesebi hazret-i Ali'nin oğlu Muhammed bin Hanefiyye'ye ulaşır. Soyu, hazret-i Fâtıma...
  26. S

    Fatih Sultan Mehmed

    II. Mehmed veya sık kullanılan unvanıyla Fatih Sultan Mehmed, (Osmanlı Türkçesi: محمد الثانى Mehmed-i sānī, Lakabı el-Fatih (الفاتح) ) (d. 29 Mart 1432 – ö. 3 Mayıs 1481) yedinci Osmanlı padişahıdır. Sultan II. Murad ve Hüma Hatun'un oğludur. İstanbul'u fethetmesinden sonra "Fatih" lakabıyla...
  27. S

    Sultan'il Müslimin

    Bir gönül mevsimi kapına geldim Seyyidim Sultanım Efendim benim Seninle üzüldüm,seninle güldüm Seyyidim Sultanım Efendim benim Zamanın dilinden gönlüme aktın Kaç hamı pişirdin erittin yaktın Beni benden aldın bana bıraktın Seyyidim Sultanım Efendim benim Hüsnünde'ki nuru gördü...
  28. S

    Sonsuzluk kervanı

    Sonsuzluk Kervanı "peşinizde ben Üç ayakla seken topal köpeğim!" Bastığınız yeri taş taş öpeyim. Bir kırıntı yeter kereminizden! Sonsuzluk Kervanı peşinizde ben... Gidiyor gidiyor nurdan heykeller... Ufuk önlerinde bayrak kulesi. Bu gidenler Altun Kol Silsilesi; Ölçüden ahenkten daha...
  29. S

    Allah'ın Varlığı ve Birliği

    Allah inancı insanda fıtrî (yaratılıştan) olduğu için, normal şartlarda çevreden olumsuz bir şekilde etkilenmemiş bir kişinin Allah'ın varlığını ve birliğini kabullenmesi gerekir. Bu sebeple Kur'ân-ı Kerîm'de Allah Teâlâ'dan bahseden âyetlerin çoğu, O'nun sıfatlarını konu edinmiştir. Bu...
  30. S

    Allah'a İnanç

    Kâinatı yaratan, idare eden, kendisine ibadet edilen tek ve en yüce varlık olan Allah'a iman, iman esaslarının birincisi ve temelidir. Bütün ilâhî dinlerde Allah'ın varlığı ve birliği (tevhid) en önemli inanç esası olmuştur. Çünkü bütün inanç esasları Allah'a imana ve O'nun birliği esasına...
  31. S

    Bayram namazları

    BAYRAM NAMAZLARI Şevval ayının birinci günü fıtır, ya’nî Ramazan bayramının, Zilhiccenin onuncu günü ise, Kurban bayramının birinci günleridir. Bu iki günde, güneş doğduktan sonra, iki rek’at bayram namazı kılmak, erkeklere vâcibdir. Bayram namazlarının şartları, Cuma namazının şartları...
  32. S

    Abdestin Mahiyeti

    Abdestin Mahiyeti 136- Abdest belli organları usulüne göre yıkamaktan ve meshetmekten ibaret bir temizliktir, bir ibadet ve itaattir. Abdeste, güzel oluşundan ve temizliğe yardımcı olmasından dolayı "Vuzu" adı verilmiştir. Abdestin manevî birçok faydaları ve sevabları olduğu gibi, maddî olarak...
  33. S

    Abdestin Sünnetleri

    Abdestin Sünnetleri 139- Abdestin başlıca sünnetleri şunlardır: 1) Abdeste başlarken önce temiz olan elleri bileklere kadar yıkamak. Temiz olmayan elleri önce yıkamak ise farzdır. Böylece diğer organlar kirlenmiş olmaz. 2) Abdeste "Eüzü Besmele" ile başlamak. Abdest arasında okunacak Besmele...
  34. S

    Abdestin Edebleri

    Abdestin Edebleri 140- Abdestin birçok edebleri vardır. Başlıcaları şunlardır: 1) Henüz vakit girmemişken abdest alıp namaza hazır bulunmak. Ancak özür sahibleri abdestlerini vakit girdikten sonra alırlar. 2) Kıbleye yönelerek abdesti almak. 3) Abdest sularının elbiseye sıçramaması için...
  35. S

    Abdestin Duaları

    Abdestin Duaları 141- Abdeste ait önceki alimlerden zamanımıza kadar gelmiş dualar vardır. Her abdest uzvu yıkanırken onunla ilgili uygun bir dua okunur. Bunlar okunmasa da, yine abdest tamam olur; fakat okunmaları iyidir. Şöyle ki: 1) Abdest alacak kimse, abdeste başlarken "Eûzü ve Besmele"...
  36. S

    Abdestin Sıhhatine Engel Olmayan Şeyler

    Abdestin Sıhhatine Engel Olmayan Şeyler 143- Dudaklar adet üzere yumulduğu zaman, görülmeyen kısımlarını yıkamak abdest için gerekli değildir. Bunların kuru kalması abdeste zarar vermez; çünkü bunlar ağız kısmındandır. 144- İyileşip de henüz kabuğundan ayrılmamış olan bir çıbanın içini yıkamak...
  37. S

    Abdesti Bozan Şeyler

    Abdesti Bozan Şeyler 167- Aşağıdaki hallerin her biri abdesti bozar: 1) Önden ve arkadan kan, irin, meni, sidik, gaita (necaset) gibi bir pisliğin veya herhangi bir sıvının çıkması, abdest ve gusulde yıkanması farz olan yere kadar taşmasa bile, abdesti bozar. 2) Arka taraftan yel çıkması. 3)...
  38. S

    Abdesti Bozmayan Şeyler

    Abdesti Bozmayan Şeyler 168- Aşağıdaki haller abdesti bozmaz: 1) Bir hastalık olmaksızın gözden gelen yaş ve su veya ağlamak. 2) Yara ve benzeri yarıklar içinde görülen ve dışarıya çıkmayan kan, irin ve sarı sular. 3) Bir yaradan kopan deri parçası. 4) Mayasıl ıslaklığı ve parmaklar...
  39. S

    Abdestin Farzları

    Abdestin Farzları 138- Abdestin farzları dörttür: Yüzü bir kez su ile yıkamak, iki eli dirseklerle beraber bir kez yıkamak, her iki ayağı topuklarla beraber bir kez yıkamak ve başın dörtte birini ıslak bir elle ve kullanılmadık temiz bir su yaşlığı ile bir kez silmek (meshetmek) tir. Şöyle ki...
  40. S

    Mestler Üzerine Mesh Verilmesi

    Mestler Üzerine Mesh Verilmesi 151- Ayağa giyilen ve "Mest" adı verilen mest hükmündeki şeyler üzerine, abdest alınırken meshedilmesi caizdir. Bu, İslam dininin gösterdiği bir kolaylıktır. Bu meshden maksad, mestlerin üzerine ayakların uclarından başlayıp aşık kemiklerini aşmak üzeri inciklere...
  41. S

    Meshin Cevazındaki Şartlar

    Meshin Cevazındaki Şartlar 155- Bir meshin caiz olabilmesi için yedi şart gereklidir: 1) Mestler, abdest için ayaklar yıkandıktan sonra giyilmelidir. Bir özürden dolayı ayağa veya ayağın sargısına meshedilmesi de yıkama hükmündedir. Onun için böyle bir meshden sonra giyilen mestler üzerine...
  42. S

    Mesh Müddeti

    Mesh Müddeti 156- Meshin müddeti, ikamet halinde olan (yolcu hükmünde bulunmayan) kimse için birgün bir gece, yani yirmi dört saattir. En az on sekiz saat (üç günlük) bir mesafeye gitmek üzere yola çıkan bir misafir (yolcu) için ise, üç gün (yetmiş iki saat) geçerlidir. Bu müddetin başlangıcı...
  43. S

    Sargı Üzerine Mesh

    Sargı Üzerine Mesh 159- Kırılan veya yarası bulunan bir uzvu (organı) yıkamak zarar verince, kırık üzerindeki tahtaya veya yara üzerindeki sargıya, hem abdest ve hem de gusül için bir kez meshedilir. Bu mesh de zarar verirse, terk edilir. 160- Elde, tırnakta ve diğer uzuvlarda bulunan herhangi...
  44. S

    Meshi Bozan Şeyler

    Meshi Bozan Şeyler 166- Abdesti bozan her şey meshi de bozar. Onun için müddet henüz bitmemiş ise, yeniden alınacak abdestte mestlere veya sargılara da yeniden mesh verilir. Aşağıda yazılı hallerden dolayı da mesh bozulur: 1) Üzerine meshedilmiş olan mestin ayaktan çıkması veya çıkarılması. Bu...
  45. S

    Abdestin Farzları

    1- Abdest alırken yüzü yıkamak. 2- Elleri dirsekleri ile birlikte yıkamak. 3- Başın dörtte birini mesh etmek. 4- Ayakları topukları ile birlikte yıkamak. (bynokta.com/ulvi)
  46. S

    Özürlü Kimselere Ait Bazı Meseleler

    Özürlü Kimselere Ait Bazı Meseleler 97- Abdesti bozup da devam eden illete Özür denilir. Çoğulu A'zar gelir. Erkek olan özür sahibine "Ma'zur" kadma da "Ma'zure" denir. Örnek: Zaman zaman kısa fasılalarla burun kanaması, herhangi bir organdan kan çıkıp devamlı akması, bir ağrıdan dolayı gözün...
  47. S

    Abdest Duaları

    Abdeste başlarken önce niyet edilir, sonra eûzübesmele çekilir. Sonra da her bir âzayı yıkarken şu duâlar okunur: Elleri yıkarken "Elhamdü lillâhi'llezi ceale'l-mâe tahûran ve'l-İslâme nûran..." "Suyu temizleyici, İslâm'ı da nûr kılan Allah'a hamdolsun..." Ağıza su alırken "Allahümme e'inni...
  48. S

    Abdestin sirlari

    ey iman sahipleri! Namaza duracaginiz zaman yuzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yikayin; baslarinizi meshedin ve topuklara kadar ayaklarinizi meshedin/yahut yikayin. Eger cunup iseniz iyice temizlenin. Hasta yahut yolculuk halinde iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmisse yahut...
  49. S

    Vasıf Bakımından Abdestin Nevileri

    Vasıf Bakımından Abdestin Nevileri 142- Abdestler, vasıfları ve gerekli olmaları bakımından üç kısma ayrılır. 1) Farz olan abdestler: Bunlar, müslümanların namaz kılmak, tilavet secdesi yapmak veya Kur'an-ı Kerimi elleriyle tutmak için alacakları abdestlerdir. 2) Vacip olan abdestler: Kabe'yi...
  50. S

    Abdest Risalesi

    Abdest Abdest belli organları usulüne göre yıkamaktan ve meshetmekten ibaret bir temizliktir, bir ibadet ve itaattir. Abdeste, güzel oluşundan ve temizliğe yardımcı olmasından dolayı "Vuzu" adı verilmiştir. Abdestin manevî birçok faydaları ve sevabları olduğu gibi, maddî olarak da pek çok...
  51. S

    Namaz abdesti nasıl alınır

    FARZ, SÜNNET VE ADABINA UYGUN ABDEST NASIL ALINIR? Küçük ve büyük tabii ihtiyacı giderdikten ve iyice temizlendik­ten sonra kollar dirseklerden, yukarıya kadar sıvanır. İbrik sol tara-fa konur. Musluk başında bulunuyorsa musluğu sağa ya da sola almaya gerek yoktur. Durulan yer...
  52. S

    Gusül ve Guslü Gerektiren Haller

    Gusül ve Guslü Gerektiren Haller 169- Gasl, yıkamak demektir. Gusül ve iğtisal da, yıkanma anlamını taşır. Din deyiminde gusül: Bütün bedenin yıkanmasıdır, boy abdesti alınmasıdır. Buna taharet-i kübra (büyük temizlik) denir. Böyle bir temizliği gerektiren hal cünüblüktür. Ayrıca kadınların...
  53. S

    Guslün Sünnetleri

    Guslün Sünnetleri 195- Guslün başlıca sünnetleri şunlardır: 1) Gusle niyet ederek, besmele çekerek ve misvak kullanarak başlamak. Bu niyet guslün sıhhati için şart değildir. Sevabı vardır. Temizliğin bir ibadet sayılması için bir sebebdir. (Maliki ve Şafiî'lere göre, gusülde niyet farzdır...
  54. S

    Guslün Vasıfları

    Guslün Vasıfları 196- Yukarda geçen 169. maddede açıklandığı gibi, cünüblükten, hayız ve nifas kanlarından kesilişinden dolayı gusletmek farzdır. Bu farzın dışında bazı hallerde gusletmek sünnet veya müstahabdır. Bunların başlıcaları şunlardır: 1) Cuma ve iki bayram namazları için gusletmek...
  55. S

    Gusül Etmesi Farz Olanlara Haram veya Mekruh Olan Şeyler

    Gusül Etmesi Farz Olanlara Haram veya Mekruh Olan Şeyler 197- Üzerlerine gusül farz olanlara, gusletmeden önce haram olan şeyler şunlardır: 1) Namaz kılmak. Bir ayet olsa bile, Kur'an niyeti ile Kur'an okumak. Hamd ve dua ile ilgili ayetleri, dua ve zikir niyeti ile okumak caizdir. Cünüb veya...
  56. S

    Guslün Farzları

    1- Ağzı yıkamak 2- Burnu yıkamak 3- Bütün bedeni yıkamak. (bynokta.com/ulvi)
  57. S

    Hayız hali ve bazı meseleler

    Hayız hali ve bazı meseleler Kadınlara özel haller fıkhın en önemli konularından birini teşkil etmektedir. Zira kadının namaz kılması, oruç tutması, Kur’an’ı eline alması ve okuması, Kâbe’yi tavaf etmesi, mescide girmesi, cinsî münasebeti, iddet müddeti vb. dinî hükümler bu hallerle yakından...
  58. S

    Gusül ve teyemmüm risalesi

    GUSÜL RİSALESİ GUSÜL (BOY ABDESTÎ) Sözlükte gusül (gasl ve gusl) "bir şeyi su ile yıkamayı", fıkıh ilminde ise "bütün vücudun temiz su ile yıkanması şeklinde yapılan hükmî temizlik işlemi"ni ifade eder. Fıkıhta abdeste küçük temizlik, abdest almayı gerektiren hallere küçük kirlilik...
  59. S

    Gusül Abdestinin alınışı

    Rasulullahın Gusül Alma Şekli «önce iki elini iyice yıkar ve bunu üç defa tekrarladıktan sonra avret yerini iyice yıkar, eliyle ovup iyice temizlenmesini sağlar. (Euzu -Besmele çekip)Niyet eder (Ya rabbi senin rızan için abdest almaya)Sonra namaz için aldığı abdest gibi tastamam bir abdest...
  60. S

    Gerçek yol gösterici Kur'an-ı Kerim ve Peygamberimiz(sav)'in Sünnetleridir

    Gerçek yol gösterici Kur'an-ı Kerim ve Peygamberimiz(sav)'in Sünnetleridir Din ahlakını yaşamayan bir toplumda yetişen insanların büyük bölümü, genellikle dini sadece kulaktan dolma, yanlış bilgilerle öğrenir ve Kuran’da bildirilen güzel ahlakı gerektiği gibi yaşayamazlar. Bu anlayışın...
  61. S

    Kuran'ı Kerim'e ve Peygamber Efendimiz (sav)'in Sünnetlerine Uymanın Önemi

    Kuran'ı Kerim'e ve Peygamber Efendimiz (sav)'in Sünnetlerine Uymanın Önemi Dünya üzerinde yaşamış olan ve halen yaşayan milyarlarca insanın birbirinden çok farklı hayatları vardır. Ancak bazı gerçekler hiç değişmez. Her insan, kendi iradesi dışında ve yine kendisinin seçmediği bir ortamda...
  62. S

    Resûl-i Ekrem'in Güzel Ahlâkından Bazıları

    Resûl-i Ekrem'in Güzel Ahlâkından Bazıları Resûl-i Ekrem (s.a.v.) insanların en yumuşağı, en şecaatlisi, en âdili, en çok iffet ve namus sahibi idi. Mahremi olmayan veya nikâ¬hında bulunmayan veya cariyesi olmayan hiçbir kadın üzerine el değdirmemiştir. Resûl-i Ekrem en cömerdi idi. Onun...
  63. S

    Müminlerin rehberi Kuran-ı Kerim ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetidir

    Müminlerin rehberi Kuran-ı Kerim ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetidir Müminlerin yol göstericisi ve rehberi Kuran-ı Kerim ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetidir. Samimi bir mümin tüm kişiliğini, karakter özelliklerini, yaşam tarzını, ideallerini, isteklerini, tavırlarını ve ahlakını Kuran'a ve...
  64. S

    Rasul'un Sünneti Misvak

    Peygamber Efendimiz (SAV), ağız temizliğine ve diş bakımına da çok önem vermişlerdir. Bunun için misvakla dişlerini fırçalamışlar, ümmetine bu konuda tavsiyelerde bulunmuşlardır. Misvak sıcak bölgelerde yetişen "erak" ağacının kökleridir. Lifli bir yapışı vardır. Biraz ıslatılıp ezilince...
  65. S

    Sünnet'in Anlaşılmasında Ulemânın Yeri

    Allah Resûlü, hayat-ı seniyyelerinde, kendine itaat etmeyi ve sünnetine uymayı dinin bir parçası sayıyor; söylediği her sözün arkadan gelecek nesillere ulaştırılmasına teşvikte bulunuyor.. hattâ ashabına uzak yerlerden hadis dinlemeye gelenlere mülâyim ve yumuşak davranmayı emrediyor ve...
  66. S

    Yeme ve içmedeki SÜNNETLER nelerdir?

    1-Yemeği yerde yemek sünnettir. .. 2-Bir tabakta yemek sünnettir. 3-Önünden yemek sünnettir. 4-Yemek yerken sağ ayağını dikip sol ayağın üzerine oturmak sünnettir. 5-Üç parmakla yemek yemek sünnettir. 6-Üç parmağını yemek yedikten sonra yalamak sünnettir. 7-Yemeğe tuzla başlamak,bitirirken...
  67. S

    Kur'ân ve Sünnetin Çizdiği Aile Modeli

    aile ve din insanlığın tarihi kadar kadîm iki kurumdur ve bu iki müessese birbiriyle sıkı münasebet hâlindedir. Din, ailenin oluşmadan önceki aşamalarında, kuruluşunda, işleyişinde ve sonlanmasında önemli ilkeler ve ayrıntılı hükümler getirmiştir. Bütün dinlerde aile ile ilgili hükümler vardır...
  68. S

    Peygamber efendimizin günlük yaptığı güzel sünnetleri

    Sünnet Nedir? Sünnet, lûgat mânâsı itibariyle, “gidişat, -iyi ya da kötü- takip edilen yol” demektir Muhaddîsler, usûlcüler ve fukahâ ıstlahî mânâsı itibariyle sünneti, aşağıdaki ifadelerle tarif etmeye çalışmışlardır: Muhaddîslere göre sünnet, “Ahkâma ve amele esas teşkil etsin etmesin...
  69. S

    Sünnetin Kurtarıcılığı

    Sünnetten yararlanabilmek için her şeyden önce onun "en güzel örnek" olduğuna, yaşanabilirliğine, insan özüne ve ihtiyaçlarına en üst seviyeden cevaplar ve alternatifler getirdiğine inanmak gerekir Sonra da bu inanca dayalı olarak sünneti kendi özellikleri içinde iyi tanımak lazımdır Zira Hz...
  70. S

    Peygamberımız gibi yaşamak

    UYKU- Abdestli olarak sağ tarafımıza yatmak iki avucumuzu birleştirip sağ yanımızın altına koymak. Yatınca 33 subhanallah 33 elhamdülillah 33 allahuekber demek. TEMİZLİK- Haftada bir gusül abdesti almak. Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak. Cuma günü tırnak kesmek. ABDEST-GUSÜL-Akşam...
  71. S

    Subuti sıfatlardan Hayat ne demektir

    HAYAT Allah'ın subûtî sıfatlarından biri. Allah hakkında hayat sıfatının varlığı zorunludur. Sözlük anlamı, ölümün zıttı olan diri olmak demektir. Allah hakkında kullanıldığında bunun anlamı, Allah'ın her zaman için ölmeyen ve uyumayan diri olması anlamındadır. Hayatı için bir başlangıç ve...
  72. S

    Subuti sıfatlardan Semi ne demektir

    SEMİ' Cenab-ı Allah'ın sıfatlarından biri. İster gizlensin ister açıkça söylensin, gizliyi, fısıltıyı bile işiten anlamına gelen es-Semi' ismi âyet-i kerimelerde tek başına bulunmayıp es-Sebe', 34/50; ed-Duhan, 44/6; el-Hucurat, 49/1; el-İsra,17/I âyetlerinde görüldüğü gibi daha çok Karîb...
  73. S

    Allah c.c Subuti sıfatları

    SIFÂT-I SÜBUTİYYE Yüce Allah'ın zatının gereği olan ve bu zattan ayrılmayan, ezelî ve ebedî olan vâcib sıfatlar. Bu sıfatların hepsi Kur'an ayetleriyle sabit oldukları ve bu ayetlerden çıkarıldıkları için ve varlıkları Yüce Allah'ın zatında isbat edilmiş olduğu için, "sübutî sıfatlar" diye...
  74. S

    Allah c.c Selbi Sıfatları

    SIFÂT-I SELBİYYE Yüce Allah'ın zâtına ve varlığına yakışmayan, o yüce zât hakkında mümteni' (imkansız) olan vasıflar. Zaten "selbetmek"; kaldırmak, uzaklaştırmak, tenzih etmek anlamındadır. İşte bu sebeble Yüce Allah'ın zâtî ve sübûtî sıfatlarının zıdlarına "sıfât-ı selbiyye" denmiştir ki...
  75. S

    Subuti sıfatlardan Tekvin ne demektir

    TEKVİN Cenâb-ı Allah'ın, zatıyla kaim, bilfiil yaratmak ve icat etmek şanından olan sübûtî ve hakiki sıfatlarından biri. Allah Teâlâ bu sıfatıyla dilediği her mümkünü yokken varlık sahasına çıkarır. Tekvin ile murad edilen bir eserin vücuda gelmesine bilfiil müessir olan mebde-i tekvindir...
  76. S

    Subuti sıfatlardan Kelam ne demektir

    KELÂM Konuşma. Allah'ın Sübuti sıfatlarından. Allah'ta bulunması zorunlu olan konuşma niteliğini belirtir. Allah bu sıfatı ile peygamberler aracılığıyla emir ve yasaklar koyar, haberler verir. Ancak konuşmasının mahiyeti bilinemez. Kur'an'da Allah'ın konuşma niteliğine sahip olduğunu...
  77. S

    Subuti sıfatlardan Kudret ne demektir

    KUDRET (SIFATI) Kuvvet, güç, takat. Canlının irade ile bir şeyi yapmaya ve yapmamaya muktedir olduğunu gösteren bir özellik. Allah'ın subûtî sıfatlarından biri. Allah'ın her şeyde etki ve tasarrufa kadir olması. Kudret bu manaya göre gücü yetmek demektir. Yaratıklarla ilgili olduğu zaman...
  78. S

    Subuti sıfatlardan İlim ne demektir

    İLİM (Allah'ın Sıfatı) Cenâb-ı Allah'ın sıfatlarından biri. İlim, vakıaya uygun olan kesin bilgidir. Hükemaya göre ilim, bir şeyin zihinde şekillenmesidir. ilmin karşıtı cehalettir. İlim iki kısına ayrılır. Birincisi kadîm olan ilim; diğeri de hâdis olan ilimdir. Kadîm olan ilim...
  79. S

    Subuti sıfatlardan Basar ne demektir

    el-BASÎR Allah'ın güzel isimlerinden biri. Her şeyi gören, çok iyi gören anlamına gelmektedir. Allah her şeyi, herkesin yaptığını görür. Onun görmesine hiçbir şey engel olamaz. Kâinatın herhangi bir noktasında hiçbir hâdise yoktur ki, Allah onu görmüş ve işitmiş olmasın. İbadette ihlâs, kulun...
  80. S

    Subuti sıfatlardan İrade ne demektir

    İRADE İstemek, dilemek, meyletmek, arzulamak. Kelâm ilminde Allah'ın bir sıfatı ve aynı zamanda insanın bir özeliği olarak ele alınmıştır. Allah'ın sıfatı olarak irade; O'nu diğer sıfatlarıyla beraber tavsif eder. Allah nasıl her şeyin kusursuz ve mükemmeline sahipse ve her konuda mutlak...
  81. S

    Günümüzde Allah c.c Lafzı üzerine Yapılan Küfür Sözler

    Elfâz-ı Küfür ve Allah Lafzı Elfâz'ın tekili olan lafız (lafz); söz, kelime ve ifade demektir. Küfür ise "kefera" fiilinden masdar olup, sözlükte; bir şeyi örtmek anlamına gelir. Kalbindeki imanını örten kimseye de bu yüzden münkir veya kâfir denilmiştir. Bir terim olarak, kişiyi küfre...
  82. S

    Zati Sıfatlardan Kıdem Ne demektir

    KIDEM Eski, kadîm ve önce olma karşıtı sonradan olan manasına gelen "hudûs'tur. Kıdem kelimesi, İslâm felsefesi ve kelâm tarihinde üç anlamda kullanılmıştır: 1-Kıdem-i zamanî (zamanla ezen olmak) Bir şeyin varlığı ezelî olup, vücudundan adem (yokluk) geçmemek dernektir. 2- Kıdem-i zâtî...
  83. S

    Zati sıfatlardan Beka ne demektir

    BEKÂ Sonsuz, ebedî kalmak; durmak, sürmek, devam etmek ve özellikle eski hâli üzere sabit olmak. Istılahta; Yüce Allah'ın sıfatlarından birisidir. Allah'ın varlığının bir sonunun olmaması demektir. Bütün sonradan yaratılan varlıklar için bir son düşünüldüğü halde, O'nun için bir son...
  84. S

    Zati sıfatlardan Vahdaniyyet ne demektir

    VAHDÂNİYET Birlik. İslâm kelamında Allah'ın , cisimsel niteliklerden soyutlamaya dayanan tenzihî ya da selbî sıfatlarından biri. Vahdaniyet, Allah'ın zat, sıfat ve fiillerinde tekliğini belirtir. Vahdaniyetin zıddı olan birden olma (taaddüd) ve ortağı bulunma (şirk), Allah için...
  85. S

    Sıfat-ı ilahiyye

    SIFAT-I İLAHİYYE Sıfat-ı ilahiyye (es-sıfatül-ilahiyye), "Allah Teâlâ'nın sıfatları" veya "ilahi sıfatlar" demektir. Allah Teâlâ, kemal sıfatların hepsiyle muttasıf olup, bütün noksan sıfatlardan münezzeh ve berîdir. Mümkin olan şeyleri yaratıp yaratmamak, Yüce Allah hakkında caizdir...
  86. S

    Zati sıfatlardan Muhalefetün lil Havadis ne demektir

    MUHÂLEFETÜN Lİ'L-HAVÂDÎS Cenab-ı Allah'ın tenzîhî ve selbî zâtına layık ve vacib sıfatlarından birisi. Bu sıfat Cenab-ı Hakk'ın zat ve sıfatlarında hiç bir şeye benzemediğini ifade eder. Muhalefetün li'l-havâdîs Allah'ın sonradan olan şeylere muhalif olması (benzememesi) demektir. Bunun zıddı...
  87. S

    Zatı Sıfatlardan Vücud Nedemektir

    VÜCUD Olmak, varolmak, olan, varolan, mevcut. Kelam ilminde Allah'ın zorunlu varlığını dile getirir. Kelamcılara göre Allah'ın nefsî, zatî ya da sübutî sıfatlarındandır. Yunan felsefesinin, özellikle Aristo metafiziğin İslâm dünyasına girmesinden önce, kelamcılar genel bir kavram olarak...
  88. S

    Zati sıfatlardan Kıyambi Nefsihi nedemektir

    KIYÂM Bİ-NEFSİHİ Kendi özü gereği varolan. Kıyam bi-zatihi de denir. Allah'ın Tenzihat ya da Sıfat-ı Selbiye (Allah'ın soyutlama, olumsuzlama yoluyla ulaşılan sıfatları) denilen sıfatlarındandır. Allah'ın bizzat varolduğunu, varolmak için başka bir varlık ya da nedene muhtaç olmadığını dile...
  89. S

    Hangi vakitlerde kaza ve nafile kılınamaz?

    Hiçbir namazın kılınamayacağı vakitler şunlardır: a) Güneşin doğmaya başlamasından itibaren yaklaşık 45-50 dakika geçinceye kadar olan zaman içinde, b) Öğle vakti girmesine yaklaşık 10 dakika kalmasından itibaren öğle vakti girinceye kadar olan süre içinde, c) Güneşin batmasına 45-50...
  90. S

    Hanefi mezhebine göre hangi deniz ürünleri yenmez?

    “Taze et yemeniz için denizi sizin hizmetinize veren Allah’tır”1 mealindeki âyet-i kerime ile “Denizde avlanmak ve onları yemek size helâl kılındı ki; hem size hem de yolcu olanlarınıza faydalı olsun”2 mealindeki âyet, denizlerin birer ilâhî nimet deposu olduğunu ve onlardan insanların...
Üst Alt