Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
  • ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 2200 GÜN 6 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.. İlimyuvası Yönetim İletişim ilimyuvasi.com@gmail.com

Halil Aydın

F@lsefe

Uzman Onbaşı


Halil Aydın - 5 MART 1980
(Tokat - Zile)
Zile Ticaret Lisesi öğrencisiyken şehit edilen Halil Aydın..
Tokat'ın Zile ilçesine bağlı Kireçli köyünde oturan Aydın ailesinin nice dualar nice adaklardan sonra bir oğlu olmuş ve bu yiğide Halil ismi konmuştu.
O Allah'ım nazarlardan esirgesin diye etrafında dört dönen bir anası ve 7 de bacı vardı Halil'in. Tez gelişmişti büyüdü serpildi Halil... İlkokul-Ortaokul derken Lise çağlarına erişmiş Zile Ticaret Lisesi'ne kayıt yaptırılmıştı.
Orta boylu kumral tenli bir delikanlı olan Halil sessiz ve sakin tabiatli bir köylü çocuğu idi. Köyde oturan ailesi ona Turhal Yolu üzerindeki Çay Mahallesi'nde bir ev tutmuştu.



Orada kendi gibi Lise öğrencisi olan bir kaç köylüsü ile birlikte kalıyordu. Bekar talebe evinde yani... Anadolu'ya geldikleri ilk günden beri Türklere vatan olan Zile'de insanlarımız alevi-sünni ayrımı yapmaksızın yüz yillardır bir arada ve kardesçe yaşıyorlardı ...


Derken son yıllarda kızıl bir el sinsice dolaşır olmuştu Zile'nin bağrında. Kızıl ihanet bir taraftan alevileri kışkırtan kasıtlı tırmalamalar yapıyor diğer yandan sünnilere suni korkular yaşatıyordu. Masum halk üstünde denedikleri Alevicilik kışkırtması pek netice verdi. Zile'nin içinde aleviler çoğunluktaydı ama alevi Ülkücüler de vardı devamlı Ülkü Ocaklarına gelip giderlerdi...
Ülkenin her yerinde olduğu gibi Zile'de de kurtarılmış bölgeler kurup bu defa alevilik adına eylemler yapmaya başladiıar.. İgd Dev-Yol ve Dev-Sol gibi kızıl franksiyonların büyük ağırlığı vardı Zile'de. Aralarında ortak karar alıp bütün Ülkücüleri hedef aldılar. Korkunç tahriklerle halkı düşmanlık derecesine getirdiler. Öyle ki Zile'de küçük bir olay olduğunda artık köylerdeki insanlar hemen akın akın ilçeye gelmeye başlamışlardı.
İlçe merkezindeki bu kurtarılmış bölgelerden birinin böğründe bulunan Zile Lisesi Zile Ticaret Lisesi ile aynı binadadır. Sabahleyin liselilerin ders gördükleri sınıfları öğleden sonra ticaretliler doldurur. Halil de son sınıfında okumaktadır Ticaret Lisesi'nin...
5 Mart günü öğle saatlerinde paydos zilinin çalması ile birlikte okuldan çıkmaya başlayan liseliler evlerine dağılırken Halil de bir kaç arkadaşı ile birlikte ağır ağır okula doğru gidiyordu.
Okulun önündeki cadde okula gelenler ve okuldan çikanlar ile dolmuş her zamanki gibi ana baba gününe dönmüştü. İste tam bu sırada okulun 100 metre ötesindeki kurtarılmış bölgenin köşe başlarında beliren elleri silahlı komünist militanlar acımasızca öğrencilerin üzerine ateş açtılar.
Çoğu Ülkücü olan 200'den fazla öğrenci cadde üzerinde seyir halindeydi... Masum gençlerin üstüne belki 20 ayrı yerden ateş açılmış gibi her yerden kurşunlar yağıyordu. Kimsenin ummadığı bir zamanda ve kitle katliamı yapmak için tertiplendiği belli olan bu eylem başlayınca ateş edip karşılık veren bile olmadı. Çünkü burası polisin çok olduğu güya güvenlikli bir yerdi.
Bağırış ve çığlıklar içinde korkuyla sokaklara dağılan gençler çil yavrusu gibi kaçışıyordu. Bu sırada Halil ve 4 arkadaşı kızıl kurşunlara hedef olarak vuruldular. Bir süre sonra silah sesleri kesildi. Yerde yaralı yatanlar ve şaşkınlıktan bir yana kaçamayanlardan başka kimse yoktu ortalıkta.
Az sonra yakındaki karakolun polisleri olay yerine gelerek kaçamayanları ve etrafa sığınmış öğrencileri toplamaya başladılar. Polis onları nezarethaneye doldurulmak üzere götürürken diğer yaralılar gibi Halil'i de oradaki bir arabaya atarak Zile Devlet Hastahanesi'ne kaldırdılar.
Orada hastahanenin müdahele için yeterli olmadığı söylenince Ankara'ya götürülmek üzere tekrar araca bindirildi Halil... Ankara'ya götürülüyordu. Ama bir saat sonra araç Amasya il sınırına vardığında Halil de son nefesini verdi oracıkta şehit oldu.
Ülkücü öğrencilerin üstüne ateş açanlar Halil'i şehit edenler belliydi. Kaçtıkları saklandıkları yerler de belliydi. Polis daha önce Mustafa Taştangil'in şehit edildiği olaydaki gibi katilleri değil de kurşunlananları toplayıp karakola doldurunca bu adaletsizlik karşısında Zile halkının sabır kementleriyle bağlı itaat duyguları da zaptedilmez oldu.
Zile'de artık kanlı olaylar başlıyordu. Bundan böyle herkes kendi adaletini uygulayacaktı. O gün sıkıyönetim ilan edildi ve iki gün de sokağa çıkma yasağı kondu.
Ertesi gün Halil Aydın gözü yaşlı bir cemaatin kıldığı cenaze namazından sonra Kireçli köyünde toprağa verildi...
Ruhu şad olsun....
 
Üst Alt