Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
  • ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1900 GÜN 5 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.

Maneviyat Mevsimi Üç Aylar

hanne

Uzman Çavuş
Zaman, bize verilen en büyük nimetlerden biri.
Gece ve gündüz Allah'ın tecellilerini bize hatırlatan iki münadi.
Gece ile gündüzün nimetlerinden faydalanmanın zirve imkânlarının sunulduğu bazı mevsimler vardır.
Bunların başında üç aylar gelmektedir.
Üç aylarda bulunan kandil geceleri,
gecenin Rabbani tecellilere ayna oluş sırrının en güzel bir yansımasıdır.
"Geceyi ihya etme"nin "gündüz tutulan oruç"la birleştiği bu mübarek gün ve geceler, zamanı değerlendirmek, ömrü boşa geçirmemek için de bir terazidir.
Üç aylar, İslâm'ın mübarek saydığı hicrî kamerî aylardan
recep, şaban ve ramazan aylarıdır.
Recep ayında, regaip ve mi'râç, şaban ayında berat;
ramazan ayında ise kadir gibi dört ayrı mübarek gece bulunmaktadır.
Sevgili Peygamberimiz (aleyhisselatu vesselam), bu aylarda daha çok ibadet eder ve:
"Allahım! Recep ve şabanı hakkımızda mübarek kıl, bizi ramazana kavuştur."
(Ahmet b. Hanbel, Müsned, I, 259) diye dua ederdi.
Hz. Aişe, Rasûlüllah'ın bu aydaki orucu hakkında şöyle der:
"Şaban ayındaki kadar çok oruçlu olduğu bir ay görmedim." (Tecrid, VI, 295)
Recep ayının ilk cuma gecesi olan Regaip Kandili, Allah Teâlâ'nın kullarına bol bol bağışta bulunduğu, az ibadetlerine karşılık çok ecir verdiği bir rağbet gecesidir.
"Regaip" kelime olarak rağbet olunan şey ve büyük ikram anlamına gelmektedir.
Rağbet nedir?
İstek, arzu ve beğenme.
İnsan rağbet ettiği değerlere göre rağbet görür.
İçtiği kaynağın berraklığına göre berrak sözler söyler.
Mevlânâ "Nereye gidiyorsun sen; işte O'sun sen" der.
Vahye râm olan vahiyden bahis açar.
Kur'an'a giden ayetten, hac-giden Kâbe'den Medine'den dem vurur.
Kötülüğe rağbet eden de kötüye vurgu yapar.
Kısaca rağbet ettiğini heceler insanoğlu.
Rağbet, insanlık tarihinin özetidir aslında. Hakkı duyanlarve duymayanlar. Duydukları halde kulak verenler ve vermeyenler.
Rağbetini ucuz bahanelere yöneltenler; rağbetini baki bir ebediyet yolunda sabrın ve iradenin iklimine sevk edenler.
Peygamberler tarihi rağbet edenler ile rağbet görenlerin hikâyesidir.
Nuh'un çağrısına evet diyenlerin rağbeti ile hayır diyenlerin rağbeti.
Hz. Musa'nın sabırlı davetine rağbet edip denizi onunla geçen, geçtik ten sonraki davetine ise rağbet etmeyenlerin öyküsü.
Efendimizin (aleyhisselatu vesselam) ganimet dağılım zamanına rağbet edip,Tebük'te mücadele çağrısına hayır diyen münafıkların rağbeti.
Rabbinin burhanı sayesinde harama rağbet etmeyen Yusuf'un (a.s.) rağbeti de bir rağbet.
"Bir elime ayı bir elime güne-şi verseniz yine davamdan vazgeçmem"
diyen Hz. Peygamberin dünyalık tekliflere rağbet et-memesi de bir rağbet.
Rağbeti tartacak terazilerden biri de şu ayetlerdir:
"Ey iman edenler! Allah veResulü size hayat verecek hakikatlere sizi davet ettiğinde ona icabet edin." (Enfal, 24)

"Eğer onlar Allah ve Resûlü-nün kendilerine verdiğine razı olup, "Allah bize yeter, yakında bize Allah da lütfundan verecek,Resûlü de. Biz yalnız Allah'a rağbet edenleriz" deselerdi (daha iyi olurdu)." (Tevbe, 59) "Boş kaldın mı hemen (başka) işe koyul ve yalnız Rabbine rağbet edip O'na yönel. (İnşirah, 7-8)

Rağbeti tartan başka bir te-razi de
"Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir."
hadis-i şerifidir.
 
Üst Alt